Dibek kahvesinin insan sağlığı ve fizyolojisi üzerindeki olumlu etkileri, içeriğinde barındırdığı zengin
bitkisel biyoaktif bileşenlerin sinerjik etkisinden kaynaklanmaktadır. Standart bir Türk kahvesine oranla
porsiyon başına düşen saf kahve miktarı formülasyon gereği daha düşük olduğundan, kafein hassasiyeti
(anksiyete, çarpıntı, uykusuzluk) olan bireyler için daha güvenli bir tüketim alternatifi sunar. Formülde yer
alan ve kahve dışı en büyük bileşen grubunu oluşturan menengiç (Pistacia terebinthus), fenolik bileşikler
ve doymamış yağ asitleri açısından son derece zengindir. Menengiç içeriği, solunum yolları üzerinde
sekretolitik etki göstererek kronik öksürük ve bronşit semptomlarının hafifletilmesinde destekleyici bir rol
oynar.
Harmanın diğer bir kritik bileşeni olan kakule (Elettaria cardamomum), bünyesinde barındırdığı sineol ve
terpin hissi veren esansiyel yağlar sayesinde mide mukozasını koruyucu ve gaz giderici özelliklere
sahiptir. Bu durum, özellikle yemek sonrası tüketilen dibek kahvesinin sindirimi kolaylaştırmasını ve mide
asiditesini dengelemesini açıklar. Keçiboynuzundan gelen yüksek çözünürlüklü lifler ve polifenoller ise,
bağırsak mikrobiyotasını olumlu yönde etkileyerek prebiyotik işlev görür. Aynı zamanda, bu bileşenlerin
güçlü antioksidan kapasitesi, hücresel düzeyde serbest radikallerle savaşarak oksidatif stresi azaltmaya
yardımcı olur.