Laboratuvar ortamında ve duyusal analiz (cupping) panellerinde gerçekleştirilen testler, dibek kahvesi ile
geleneksel Türk kahvesinin fiziksel, kimyasal ve organoleptik açılardan keskin farklara sahip olduğunu
ortaya koymaktadır. İlk temel ayrım parçacık boyutu ve geometrisinde gözlenir. Geleneksel Türk kahvesi,
50 ila 100 mikron arasında değişen ultra ince bir parçacık boyutuna sahipken, dibek kahvesinde bu değer
dövme tekniğinden ötürü 150 ila 250 mikron aralığına yükselir ve heterojen bir dağılım sergiler. Bu
parçacık büyüklüğü, demleme esnasında suyun kahveyle temas yüzeyini ve dolayısıyla ekstraksiyon hızını
doğrudan etkilemektedir.
İkinci majör fark, içeceğin toplam çözünmüş katı madde (TDS) oranı ve viskozite değerlerindedir. Türk
kahvesi, filtre edilmediği için yüksek gövdeli bir içecek olmasına rağmen sıvı akışkanlığı yüksektir. Dibek
kahvesi ise içeriğindeki sahlep, kakao ve keçiboynuzu gibi hidrokolloid maddelerin suyla birleştiğinde
jelleşme eğilimi göstermesi sebebiyle yüksek bir viskoziteye ve dolayısıyla kalın, dolgun bir gövdeye
sahiptir. Aroma profili açısından bakıldığında; Türk kahvesi yüksek asidite, bitter çikolata ve yoğun
kavrulmuş tat notaları sunarken, dibek kahvesi içeriğindeki bitkisel katkılar sayesinde odunsu, baharatlı ve
tatlı aromaların baskın olduğu, asiditenin neredeyse hiç hissedilmediği yumuşak bir içim profili sunar.